İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Merziye isminin anlamı: Hoşa giden, beğenilen. - bk. Marziye. Merziye ismi Arapça kökenli bir Kız ismidir.
Merziye İsminin Anlamı Nedir? Merziye İsminin Analiziİlmiye: Dinî bilimlerle uğraşan kimseler topluluğu.
Ermiye: Dolu yağdıran kasırga bulutları.
Sudiye: Yararlı, faydalı, kazançlı.
Hadiye: Hidayete erdiren, doğru yolu gösteren, kılavuz, rehber. Önde giden. Kuran’da geçmektedir ( Araf 186, Furkan 31)
Avniye: 1. Yeniçeriler tarafından ve daha sonra Sultan Mecid ve Sultan Aziz zamanlarında giyilen bir çeşit yağmurluk. 2. Yardım etmiş. Yardımla ilgili.
Ferdaniye: Birlik, teklik, eşsizlik.
Meronothite: Benim sevinç şarkı taşıyan hat
Adeviye: 1. İyilik, yardımseverlik. 2. Ünlü hanım mutasav-vıfe.İyilikseverlik, yardımseverlik.
Basriye: Görme ile ilgili olan.
Behiye: Güzel ve alımlı kadın
Raciye: 1. Rica eden, yalvaran. 2. Umutlu.
Fecriye: Tan vaktiyle, tan kızıllığıyla ilgili.
Şadiye: Sevinç, neşe, mutluluk
İrfaniye: İrfanla, bilgi ve kültürle ilgili.
Hilmiye: Yumuşak huylu, ince nazik kimse.(Arapça)
Nariye: 1. Ateşle ilgili. 2. Cin, peri.
Nebiye: Haberci, haber veren, elçi.
Namiye: 1. Yetişen, büyüyen, artan. 2. Güç kazanma.
Samiye: Yüksek, yüce.
Zülfiye: Sevgilinin zülfü, saçı. - bk. Zülfüye
Şükriye: Görülen iyiliğe karşı şükretmek , hoşnut olmak
Sadiye: Mutlu, uğurlu.
Şafiye: İyileştiren, iyi eden, şifa veren.
Türkiye: Türkiye Cumhuriyeti’nin yer aldığı ülke.
Meral: Meral (Maral) Dişi geyik. Meral (Maral) Dişi geyik
Sırriye: Sır saklamasını bilen kimse.
Fevziye: Kurtuluş, zafer ve üstünlükle ilgili olan.
Mihriye: Güneşle ilgili.
Muradiye: İstekli, dileği olan, arzulu kadın. Amacı olan kadın.
Nakiye: 1. Temiz, pak. 2. Çok ince, çok güzel, zarif.
Cudiye: Cömert, eli açık.
Nadiye: 1. Bağıran, bağırıp çağıran, seslenen. 2. Toplantı, meclis.
Münciye: Kurtarıcı, kurtaran, önder.
Yümniye: Uğurlu, kutlu.
Rasiye: Büyük dağ.
Dürriye: İnci gibi parlayan
Lamiye: Parıldayan, parlak, parıltılı.
Asliye: 1. Seçkin, özel. 2. Esas, temel.
Meran: Yasemin
Hulkiye: 1. Yaradılışla ilgili. 2. İyi yaradılışlı, iyi ahlaklı.
Meram: İstek, niyet, amaç.
Atiye: 1. Bağış, bahşiş, ihsan. Hediye. 2. Gelecek, istikbal.
Mersa: Liman.
Fethiye: Fethetme, alma ile ilgili olan. Fethe mensup. Fetih hakkında yazılan kaside.
Kutbiye: Kutupla ilgili, kutba ilişkin.
Mercan: 1. Tropik ve ılık denizlerde yaşayan, geniş resifler oluşturan, mercanlar sınıfının örneği olan, kırmızı kalker iskeletli hayvan.2. Bu hayvanın iskeletinden elde edilen ve süs eşyaları yapımında kullanılan madde.3. Açık kırmızı renkte bir balık türü.
Mariye: Şen’un adında birinin kızı olup hicretin 7. yılında kızkardeşi Şirin ile birlikte, Mukavkıs tarafından Hz. Muhammed’e (s.a.s) hediye edilen kıbti bir cariye. Hz. Peygamberin hanımlarından küçük yaşta ölen oğlu İbrahim’in annesi.
Nevriye: Işıklı, parlak.
Düriye: İnci gibi parlayan, parlak.
Fahriye: Bir işi çıkar beklemeden yapan
Maviye: Billur taşı. Mavi renkten olan, mavi renge ait.
Badiye: 1. Çöl, sahra 2. Kır, ova
Asiye: İsyan eden
Mergube: Sevilen, beğenilen, aranılan.
Emriye: Emirle, buyrukla ilgili.
Radiye: Rıza gösteren, kabul eden, boyun eğen.
Subhiye: Sabah vaktiyle, şafak ile ilgili. - bk. Suphiye
Şevkiye: Şevkli, neşeli, istekli.
Ferdiye: 1. Tek olan, tek şey. 2. Fertle ilgili, bireysel.
Hüsniye: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
Terbiye: Eğitim, Görgü
Ümmiye: Okur yazar olmayan kadın
Hıfziye: 1. Saklama, koruma ile ilgili. 2. Ezberleme, akılda tutma.
Seyfiye: 1. Kılıçla ilgili, askerliğe ait. 2. Kılıç biçiminde. 3. Asker zümresi.
Ganiye: 1. Zengin, varlıklı. 2. Çok hoş. 3. Kadın şarkıcı.
Nabiye: Haberci, haber veren.
Fenniye: Fene, bilime ilişkin, bilimle ilgili.
Sabiye: Küçük kız, kız çocuğu.
Merzuka: 1. Mutlu. 2. Rızkı verilmiş.
Sulbiye: Birinin soyundan gelme.
Şehriye: 1. Şehirli, kentli. 2. Kibar, ince, nazik.
Ünsiye: 1. Alışmış, sokulgan. 2. Arkadaş, dost.
Adniye: Cennete gitmeye hak kazanmış, cennetlik bayan.
Merze: Mercan
Huriye: 1. Coşkunluk hallerinde hurilerle buluştuklarına inanan bir tarikat. 2. Cennet kızı. 3. Sevgili. 4. Çok güzel kadın. Sözlük Anlamı: Meşin sırt çantası, dağarcık.
Örfiye: Törelerle, âdetlerle ilgili.
Zeyniye: Süslü.
Rukiye: Büyüleyici, sihirleyici, efsun. Peygamberimiz’in kızlarından birinin adıdır.
Naciye: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
Zatiye: Kendiyle ilgili, kendine ait, özel.
Ruhiye: Ruhla ilgili,ruha ait.
Kafiye: Tâbi olan şey. Her şeyin son tarafı. Şiirde mısra sonlarında bulunan sözcüklerin son heceleri arasındaki ses benzerliği, uyak. Halk edebiyatında ayak.
Necmiye: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait
Nuriye: Işıklı, ışıktan gelme
Zühtiye: Her türlü zevke karşı koyarak kendini ibadete veren.
Meryem: 1. Hz. İsa’nın annesi. 2. Dindar kadın. Dinine bağlı kadın.
Rahiye: Bal arısı.
Refiye: Yüksek, yüce. - bk. Refia
Nazmiye: Vezinli ve kafiyeli sözle, nazımla ilgili
Hamdiye: Allah’ı övmeyle, Allah’a şükretmeyle ilgili.
Vechiye: Yüze ait, yüzle ilgili.
Hediye: Armağan, bahşiş
Safiye: Katıksız, katışıksız saf
Rahmiye: Acıyan, merhamet eden.
Sulhiye: Barışa özgü, barışla ilgili, barış.
Ruziye: Gündüze ait, gündüzle ilgili.
Fikriye: Düşünce ile fikir ile ilgili
Zihniye: Zihinle, akılla ilgili.
Kaniye: Kanaat eden, fazlasını istemeyen,kanmış,kanaatkar.
Sadriye: 1. Göğüsle ilgili, göğse ait. 2. Çocuğun anasıyla olan bağı.
Merodach-Baladan: yargısız acı pişmanlık
Merdan: Erkekler, yiğitler, mertler.
Merdi: (Farsça kökenli )1. Mertlik, erlik. 2. Cesaret, yüreklilik.3. İnsanlık.
Merari: kışkırtmak için acı
Mertkal: "Her zaman sözünün eri ol" anlamında kullanılan bir ad.
Meribbaal: Baal, isyan direnir o
Merttürk: Sözünün eri Türk.
Mergen: Usta nişancı.
Mersin: 1. Yaprakları yaz kış yeşil kalan, beyaz çiçekli bir ağaç. 2. Akdeniz bölgesinde bir şehir.
Meremoth: ölüm mür acı
Mered: asi karar
Meriç: Ülkemizin Bulgaristan sınırındaki nehir
Mert: Sözünün eri, sözünde duran
Mertkan: Mert soydan gelen kimse.
Mertel: Özü sözü doğru kimse.
Mervan: Emevilerin Mervan kolunun adı.
Mertol: "Sözünün eri ol, verdiğin sözü tut" anlamında kullanılan bir ad.
Merih: Güneş sistemimizdeki 5. gezegen. Dokuz gezegenden biri (Mars)
Meron: Askeri
Merzuk: 1. Mutlu. 2. Rızkı verilmiş.
Merd: Adam. Kişi. İnsan. Erkek. Sözünün eri. Özü sözü doğru olan.
Mernuş: Eshab-ı Kehf´den - 7 Uyurlar´dan. Efsus ya da Yarpuz denilen bir şehirde Dakyanus (Dakyus) adındaki zalim hükümdar, halkı kendisine ve putlarına tapmaya zorlar. Allah´ın varlığına ve birliğine inanan birkaç genç ise gizlice ibadet ederek bu zalimin buyruğu dışına çıkar. Bunu haber alan Dakyanus´tan kaçan gençler, yolda kendileri gibi inançlı bir çobana rastlar. Çobanın bildiği ve yanında su olan bir mağaraya sığınan yedi kişi, burada uykuya dalar.Bu konu Kuran’da Kehf süresin de geçmektedir. Mernuş, bu 7 kişiden biridir.
Merter: Sözünün eri kimse.
Mergup: Sevilen, beğenilen, aranılan.
Merab: o kavgalar veya anlaşmazlıklar
Sariye: Hz. Ömer’in İran’daki komutanı.Sariye(R.A)
Mertkol: Özü, sözü doğru, güvenilir kimse.